Edebiyat Kategorisi


Bizans Sancısı

Siyah paltosuyla gelmeliydi o efsunlu kadın. Dar ve ıslak koridorlarda islenen yüzü, kirli duvarlarda hırıltılı bir homurdanmaya sebebiyet veren dokunuşları, akustiğiyle kulak pasının rüzgârlara karıştığı ökçeli pabuçlarıyla. Saçlarını yabancı ve karlı bir yolun soğuk mevsiminde gizleyen tanış bir misafir gibi gizlediği şalının içinden sinsice aralamalı, keskin gözleriyle bir hançer gibi delmeliydi suretimizi. Belki de gezinmeliydi […]


Ihlamur

Kaç zaman olmuştu o bu mahalleye geleli, kim bilir? Hatırlıyorum; beyaz kasalı, mavi, küçük bir kamyonete doluşturdukları eşyaların arasında sıkışıp kalan küçük ve narin bedeni, kamyonet yeni evlerinin önünde durunca bir anda çocuksu bir sabırsızlıkla atmıştı kendini dışarı. Nefessiz kalan ciğerleri, bu yeni mahallenin ve yeni evlerinin ağaçlık gölgelerinde, ıhlamur bahçelerinin esen tatlı meltemiyle dolmuştu […]


Çocuk Ölüsü

Ölünce, diyordu al yanaklı küçük çocuk, üşür müyüm? Misal orada da her geliş bir başka sona mı yaklaştırır insanı? Fani ruhlar, ölü cesetler, kırık yaşamlar, sudan ucuz hayaller, hatta belki çocuk yüzleri, savaş alanlarındaki, kim bilir; hepsi yeni bir kapının aralanışıyla istiflenir ölülerimizin üzerine. Hatta belki fani bedenlerimizin fihristidir bu günahkâr topluluklar?     Öyle […]


Çocuk

Nerede bir zavallı görürsen çocuk, tut kolundan kaldır. O büyük adamların gölgesinde söğütlenen incir ağaçlarını sulayan insanlar göreceksin çocuk, gözyaşları içinde hengâmelere koşan mahşeri kalabalıklara dalacaksın. Büyük diye öğreti edilen çıplak krallara ve kirli tarihine tanıklık edeceksin insanoğlunun. Kan ve zulmün en acemi zamanlarına denk düştüğün kara kuyularda taş arayacak, üstüne çöken karanlıklarda kendi gölgeni […]


Tanrım!

Kuru kahve lekesiyle islenen fincanlar, ağzına kadar dolu kül tablası, boş sigara paketleri, sönmek üzere köşede duran soba, boş tabaklar, tozlu kitaplar, kirli perdelerin ardına gizlenmiş pencere pervazı ve tütün kokulu dört duvar arasına sıkışıp kalmış bir duacı olarak duruyor kadın. Görüyorsundur muhakkak. Ama Tanrım, duymuyor musun? Konuşuyor seninle. Ölesiye çaresiz. Ölesiye yalnız. Ölesiye yorgun. […]